MEB Kaygı Bakanlığı mı?

  • 01 Temmuz 2016
  • 120 kez görüntülendi.
MEB Kaygı Bakanlığı mı?

dv1453015.jpg

Merhaba.

Bu yazı serisini mesleğinde 9. senesini tamamlamış bir öğretmen olarak yazıyorum.

Meslek hayatımda, hiç bu kadar canımın sıkıldığı bir dönem yaşamamıştım.

MEB, ülkenin zihin gücünü oluşturan büyük camiasını adeta endişeden endişeye sürüklüyor. Ne atanan rahat, ne ekmek derdine düşmüş atanma adayı, ne de atanmak için pedagojik formasyon almak amacıyla sağa sola para dağıtmayla yıpranmış, uğraşan  formasyon taleplileri…

MEB camiası adeta kaostan kargaşaya, belirsizlikten umutsuzluğa sürüklenip duruyor. Bu arada keyfi yerinde olan azınlık bir zümre ise, her kademede insanlara eziyet etmeye devam ediyor…

Çok kolaylıkla çözülebilecek olan bu problemlere, acaba neden çözüm bulunmuyor? Çözümsüzlük, çözüm olarak mı tercih ediliyor? Bilemiyoruz…

Bu yazımın asıl konusu, her kademede sorunlarla boğuşan camiamızın(atanmışı, atanmamışı, atanma adayı dahil..) sorunlarını, en azından dile getirmek. Safımızı belli etmek..

Öğretmenlerin En Temel Problemleri:

  • Hala bir kariyer sistemi yok. Çalış çalış, devlet gözünde bir ilerleme şansın yok. Başladığın gibi mesleği bitirdiğin, kariyer yapamadığın başka meslek dalı var mı bilemiyorum..
  • Tayin sistemi komple felç durumda. Dayısı, torpili, siyasi tanıdığı, sendikalı ahbabı olanlardan, normal insanlara fırsat gelmiyor. Yöneticilik atamaları tayin sistemi gibi kullanılıp, haksız olarak okullar işgal ediliyor.
  • Eş durumu il içinde tamamen bitmiş durumda. Sınıf öğretmenleri, saatlerce yol gidiyor, senelerdir eşleri ile aile bütünlüğünü sağlayamıyor. Birçok branşta da durum aynı. Bunun sebebi, üst maddede saydığım haksız norm doldurmaları.
  • Zorunlu hizmet, zorunlu adıyla yaptırılmaya çalışılıyor. Teşvik, özendirme, tazminat vb. çözüm yollarını ağzına alan yok. Alanya da çalışanla Şemdinli de çalışan aynı maaşı alır mı?
  • Performans değerlendirmenin, torpilin adam kayırmanın had safada olduğu bir ortamda neler getireceğini herkes tahmin ediyordur.
  • idarecilik tamamen senin benim adamım durumuna düşmüş, artık kıstas, bizden olmak değil, daha benim adamım, daha benim tanıdığım moduna gelmiş… Adeta tanıdıklar yarışıyor, çarpışıyor.
  • Liyakatlı insanlar ya sürülmüş, ya da küstürülmüş. Benim gibi düşünmüyorsan, ne olursan ol mantığı heryerde hüküm sürüyor.
  • Yargı kararları kimi zaman uygulanıyor, kimi zaman kaale bile alınmıyor.
  • Okullarda asayiş öğretmene zimmetlenmiş durumda. Böyle birşey olabilir mi!?
  • ..
  • ..
  • ..

Sorunlar say say bitmez…

Öğretmenlik mesleği saygınlığı, tarihinin en dip noktalarında. Siyasilere bu başarılarından dolayı teşekkürler...

Yukarıda saydıklarım ve saymadıklarım bir yana, tüm sürecin amacı, mesleği itibarsızlaştırıp, kamuoyu oluşturup, 657 değişikliği ile memurluğu toptan kaldırmak gibi gözüküyor.

Her kademe, her yer, her makam, her meslek, her düşünce, her her her… tüm herler hep bizim olsun egosu ve kibri.

İşin özeti bu aslında..

Diğer yazılarımızda, pedagojik formasyon adaylarının ve öğrencilerinin sorunları ile öğretmen adaylarının sorunlarını ele almaya çalışacağız.

Formasyon Haber

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ